22 Temmuz 2025 Salı

Savaşçı mısın? Kaybeden mi?

Kendimi bu yaşa kadar hep bir kaybeden olarak gördüm. Kulübün daimi üyesi değilmişim bugün anladım. Bugün büyük olaylar yaşadığımdan değil. Bir kahve muhabbetinde anladım ben kaybeden değilim savaşçıyım. Kaybeden demek vazgeçen demek, umudu kalmayan demek.

İnsanların ya şöyle ya böyledir diye ikiye ayrılması mümkün değil belki. Ama ayıracaksam bu adil bir yaklaşım bence.  Ya kaybedensin ya savaşçı, ya da ya kaybedensin ya da inançlı.

Kaybedenlere yakın hissettim hep. Hep mağlup olan hep ezilenlermiş gibi. Aşkta benim gibi hep mutsuz olanlar gibi. Son otobüsü 1sn ile kaçırırlar ya da yoldan geçen araba üzerilerine çamur sıçratır. Bu tanımların hepsi bana da uyar ama ben kaybeden değilim. Öyleyim deyip kenara çekilmedim hiç. Çünkü ben inançlıyım. Çünkü ben savaşırım.

Müdürüm bana kötü davranırsa sebebini sorarım. Haklıysam ve gerekirse bağırır çağırırım. Kovulabilirim ama kenara çekilmem. Aşık olursa gider söylerim. Reddedilirim ama yine de söylerim.

İki yol var hayatta sorunların çözümü için savaşmak, çözemediğinde onunla hayatına devam etmek birinci. Şikayet etmekse ikinci.

6 Şubat 2025 Perşembe

sıkıntı üzerine

yorgunluk mu vazgeçiş mi bilmem
ama yapılacak çok iş varken
elimi kaldırmasam
günler geçmese hep böyle mayışık kalsam
ya da geçse böyle sıkılmasam

ya da bir an gelse
herşey değişse de
şu andan sıkılmasam, gelecek günlerden de kormasam

biri olsa şu an yanımda!
ama telefonda değil
(telefonla konuşurken bin türlü iiş yapar insan
oysa ben dikkatle beni dinlesin istiyorum)
yanımda ne kadar sıkıldığımı anlatsam
konu sıkılmak olunca, sıkılmak üzerine konuşunca kim bilir ne kadar sıkıcı bi konuşma olur
ama yine de konuşsam

oysa biri olsa yanımda nasılsın dese "sıkıldım" bile demem büyük ihtimalle
beklerim o anlatsın aklındakini
sonra onun bi derdi varsa bin türlü şaklabanlık yaparım hiç sıkılmamışım gibi
film izleriz, fal bakarız...

ve böyle böyle büyür dağ olur içimdeki sıkıntı

Gezi

Birkaç kişi değiliz, marjinal değiliz, provokatör hiç değiliz.
Biz ülkenin gerçek sahipleriyiz sadece, bugüne kadar çıkamadık o ayrı.
Bugün biz gerçekten "biz" olduk.
Bugün biz birbirimiz sevdik.
Bugün bu ülkede ne güzel insanlar varmış gördük biz.
Bu sadece bir park direnişi değil, bu baskınıza, insalıktan çıkmanıza, herşeyi yapmaya hakkınız oldğunu düşünmenize, pişkinliğinize tepkidir.
Bugün başladı ama bugün bitmeyecek.
O bilmem kaç yıl yetecek biber gaz bombası bitecek ama biz bitmeyeceğiz.