Kendimi bu yaşa kadar hep bir kaybeden olarak gördüm. Kulübün daimi üyesi değilmişim bugün anladım. Bugün büyük olaylar yaşadığımdan değil. Bir kahve muhabbetinde anladım ben kaybeden değilim savaşçıyım. Kaybeden demek vazgeçen demek, umudu kalmayan demek.
İnsanların ya şöyle ya böyledir diye ikiye ayrılması mümkün değil belki. Ama ayıracaksam bu adil bir yaklaşım bence. Ya kaybedensin ya savaşçı, ya da ya kaybedensin ya da inançlı.
Kaybedenlere yakın hissettim hep. Hep mağlup olan hep ezilenlermiş gibi. Aşkta benim gibi hep mutsuz olanlar gibi. Son otobüsü 1sn ile kaçırırlar ya da yoldan geçen araba üzerilerine çamur sıçratır. Bu tanımların hepsi bana da uyar ama ben kaybeden değilim. Öyleyim deyip kenara çekilmedim hiç. Çünkü ben inançlıyım. Çünkü ben savaşırım.
Müdürüm bana kötü davranırsa sebebini sorarım. Haklıysam ve gerekirse bağırır çağırırım. Kovulabilirim ama kenara çekilmem. Aşık olursa gider söylerim. Reddedilirim ama yine de söylerim.
İki yol var hayatta sorunların çözümü için savaşmak, çözemediğinde onunla hayatına devam etmek birinci. Şikayet etmekse ikinci.
deneme yanılma
22 Temmuz 2025 Salı
6 Şubat 2025 Perşembe
sıkıntı üzerine
yorgunluk mu vazgeçiş mi bilmem
ama yapılacak çok iş varken
elimi kaldırmasam
günler geçmese hep böyle mayışık kalsam
ya da geçse böyle sıkılmasam
ya da bir an gelse
herşey değişse de
şu andan sıkılmasam, gelecek günlerden de kormasam
biri olsa şu an yanımda!
ama telefonda değil
(telefonla konuşurken bin türlü iiş yapar insan
oysa ben dikkatle beni dinlesin istiyorum)
yanımda ne kadar sıkıldığımı anlatsam
konu sıkılmak olunca, sıkılmak üzerine konuşunca kim bilir ne kadar sıkıcı bi konuşma olur
ama yine de konuşsam
oysa biri olsa yanımda nasılsın dese "sıkıldım" bile demem büyük ihtimalle
beklerim o anlatsın aklındakini
sonra onun bi derdi varsa bin türlü şaklabanlık yaparım hiç sıkılmamışım gibi
film izleriz, fal bakarız...
ve böyle böyle büyür dağ olur içimdeki sıkıntı
ama yapılacak çok iş varken
elimi kaldırmasam
günler geçmese hep böyle mayışık kalsam
ya da geçse böyle sıkılmasam
ya da bir an gelse
herşey değişse de
şu andan sıkılmasam, gelecek günlerden de kormasam
biri olsa şu an yanımda!
ama telefonda değil
(telefonla konuşurken bin türlü iiş yapar insan
oysa ben dikkatle beni dinlesin istiyorum)
yanımda ne kadar sıkıldığımı anlatsam
konu sıkılmak olunca, sıkılmak üzerine konuşunca kim bilir ne kadar sıkıcı bi konuşma olur
ama yine de konuşsam
oysa biri olsa yanımda nasılsın dese "sıkıldım" bile demem büyük ihtimalle
beklerim o anlatsın aklındakini
sonra onun bi derdi varsa bin türlü şaklabanlık yaparım hiç sıkılmamışım gibi
film izleriz, fal bakarız...
ve böyle böyle büyür dağ olur içimdeki sıkıntı
Gezi
Birkaç kişi değiliz, marjinal değiliz, provokatör hiç değiliz.
Biz ülkenin gerçek sahipleriyiz sadece, bugüne kadar çıkamadık o ayrı.
Bugün biz gerçekten "biz" olduk.
Bugün biz birbirimiz sevdik.
Bugün bu ülkede ne güzel insanlar varmış gördük biz.
Bu sadece bir park direnişi değil, bu baskınıza, insalıktan çıkmanıza, herşeyi yapmaya hakkınız oldğunu düşünmenize, pişkinliğinize tepkidir.
Bugün başladı ama bugün bitmeyecek.
O bilmem kaç yıl yetecek biber gaz bombası bitecek ama biz bitmeyeceğiz.
Biz ülkenin gerçek sahipleriyiz sadece, bugüne kadar çıkamadık o ayrı.
Bugün biz gerçekten "biz" olduk.
Bugün biz birbirimiz sevdik.
Bugün bu ülkede ne güzel insanlar varmış gördük biz.
Bu sadece bir park direnişi değil, bu baskınıza, insalıktan çıkmanıza, herşeyi yapmaya hakkınız oldğunu düşünmenize, pişkinliğinize tepkidir.
Bugün başladı ama bugün bitmeyecek.
O bilmem kaç yıl yetecek biber gaz bombası bitecek ama biz bitmeyeceğiz.
30 Nisan 2015 Perşembe
Evlilik
Hayır hiçbir şey değişmedi. Yaptığımız iş değişti belki, ama sosyal statümüz değişmedi. Yanımızda drahoma yerine maaşımızı getiriyoruz. Eğitimimiz de bir işe yaramıyor. Kimse kadın yazar okumuyor, kadın diş hekimine gitmiyor, kadın politikacı seçmiyor.
Evet yıl olmuş 2012 ama hala eğitimli eğitimsiz her kadının hayali evlenmek. Ayşe mesela kendi hayalinde sebepler buluyor maazallah erkek arkadaşının onunla evlenmesini engelleyecek. Sonra kendi kendine çözüyor ve mutlu oluyor bir engel daha kalktı diye. Sonra yenisini buluyor onu da çözene kadar durmuyor vazgeçmiyor. Çünkü evlenmek hayatının ödülü, hatta tek ödülü. Seviyor mu o bile şüpheli. Öyle bir kaybetme korkusu var ki içinde her şeyi yapmaya hazır ya bırakırsa onu ya evlenmezlerse. Ya bir gün evlenseler, kaybetme korkusu kalmasa mesela sevecek mi onu bu kadar, her dediğini yapacak mı yine?
Ya da Fatma. Tek amacı evlenmek onun da. Erkek arkadaşı evliliği saçma ve uzak bulduğunu istediği kadar net anlatsın. Fatma karşısına yeni bir evlenmelik bir aday çıkana kadar onunla evlenmeyi beklemekten vazgeçmeyecek.
Peki ya ben? Ben de istiyorum evlenmek. Özgürlüğümden vazgeçmek de olsa istiyorum. Çünkü bir Türk erkeği ile evlenmek bunu gerektiriyor. Ve Türk toplumunun bize yarattığı baskı ile her Türk erkeği asker, her Türk kızı gelin doğuyor.
Evet yıl olmuş 2012 ama hala eğitimli eğitimsiz her kadının hayali evlenmek. Ayşe mesela kendi hayalinde sebepler buluyor maazallah erkek arkadaşının onunla evlenmesini engelleyecek. Sonra kendi kendine çözüyor ve mutlu oluyor bir engel daha kalktı diye. Sonra yenisini buluyor onu da çözene kadar durmuyor vazgeçmiyor. Çünkü evlenmek hayatının ödülü, hatta tek ödülü. Seviyor mu o bile şüpheli. Öyle bir kaybetme korkusu var ki içinde her şeyi yapmaya hazır ya bırakırsa onu ya evlenmezlerse. Ya bir gün evlenseler, kaybetme korkusu kalmasa mesela sevecek mi onu bu kadar, her dediğini yapacak mı yine?
Ya da Fatma. Tek amacı evlenmek onun da. Erkek arkadaşı evliliği saçma ve uzak bulduğunu istediği kadar net anlatsın. Fatma karşısına yeni bir evlenmelik bir aday çıkana kadar onunla evlenmeyi beklemekten vazgeçmeyecek.
Peki ya ben? Ben de istiyorum evlenmek. Özgürlüğümden vazgeçmek de olsa istiyorum. Çünkü bir Türk erkeği ile evlenmek bunu gerektiriyor. Ve Türk toplumunun bize yarattığı baskı ile her Türk erkeği asker, her Türk kızı gelin doğuyor.
Yalnızlık
Yalnızlık tek bir insan sesine katlanamamak, seni anlayacağını umduğun - ama kim olduğunu bilmediğin- o tek kişiyle içinden konuşmak.
Yalnızlık, inandığın Tanrı'nın bile senin yanında olduğunu hissedememek.
Yalnızlık, derdini anlatırken anlaşılmayacağını bilmek, anlatamamaktan içinin şişmesi.
Yalnızlık, birinin sana acımasına bile aldırmamak, en çok kendine acımak.
Yalnızlık, bir teselli bile ummamak ve istememek.
Yalnızlık, sokak kedisinin bile senden ilgi istememesi.
Yalnızlık, ev hissinin olmaması, evinden bile kaçmak istemek.
13/10/2012
Özgürlük Parkı
Yalnızlık, inandığın Tanrı'nın bile senin yanında olduğunu hissedememek.
Yalnızlık, derdini anlatırken anlaşılmayacağını bilmek, anlatamamaktan içinin şişmesi.
Yalnızlık, birinin sana acımasına bile aldırmamak, en çok kendine acımak.
Yalnızlık, bir teselli bile ummamak ve istememek.
Yalnızlık, sokak kedisinin bile senden ilgi istememesi.
Yalnızlık, ev hissinin olmaması, evinden bile kaçmak istemek.
13/10/2012
Özgürlük Parkı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)